[terim] Türkçe'leştirmede taktik hataları

---------

New Message Reply About this list Date view Thread view Subject view Author view

From: Mesut GÜL (mesutgul@yahoo.com)
Date: Tue 04 Feb 2003 - 10:48:53 EET


Yerelliştirme yaparken, İngilizce terimlerin Türkçe karşılıklarını nasıl ve neye göre tespit edeceğiz?
İngilizce terimler, ne kadar isabetli?
Yani, gerçekte İngilizce'de kullanılan terimler, kavramsal olarak kullanıldıkları kelime anlamıyla ne kadar karşılanabilmekte?

İngiltere Kraliçesi'nin bir sözü var:
"Bilgisayarcılar, lütfen dilimizi bozmayınız."
Bu uyarı, herhalde Türkçe'leştirenlere değil.

Ama, ortada bazı gerçekler var:
1.) İngilizce terimler, sadece İngilizler tarafından değil, hatta daha büyük ölçüde, anadili İngilizce olmayanlar tarafından ortaya atılmakta "uysa da / uymasa da" anlayışıyla kullanılmaya/kullandırılmaya çalışılmaktadır.
Örneğin; "Import" ve "Export" kavramları.

2.) İngilizce'den Türkçe'ye çevirenler de, bazan fanatik derecede İngilizce kökenine saplanıp kalmakta, ortaya çok acayip hatalar çıkmaktadır:
Örneğin; "tabulator" kelimesinin kısaltması olan "tab" kelimesinin Türkçe'leştirilirken yanlışlıkla "sekme" diye çevrilip zoraki kullanılmaya devam etmesi.

3.) Türkçe'leştiriken, "ille de öz Türkçe'sini kullanalım" diyen bazı gruplar da, halk arasında anlaşılmayan bazı terimlerin kullanılması için diretmektededir. Ama, daha da kötüsü, bir süre sonra bu diretmekten vazgeçmekte, bu defa kafalar bir daha karışmaktadır:
Örneğin; Office yazılımlarında, "Format" menüsü altında "Style" seçeneği vardır. Türkçeye nasıl çevirilir? Yaklaşık 10 yıldır "Biçim" menüsü altında "Biçem" seçeneği olarak çevrildi. Fakat, "Biçim"i haydi kabul ettik de "Biçem" ne demek? Halk, bunun ne işe yarayacağını anlayamadı ve hemen hiç kullanmadı. Ne zaman ki, "Style" karşılığında "Biçem" yerine "Stil" kullanılmaya başlandı, bu güzel araç da yaygınlaşmaya başladı.
Öte yandan, eskiden beri "Biçim -> Biçem" kullananlar, bu defa aradıklarını bulamamakta, "Stil neymiş" diye sormaktalar.
Halbuki, Mac paketlerinde aynı kavram, başından beri "Stil" olarak geçiyor ve hiç bir kargaşaya neden olduğunu duymadım.
Bir diğer örnek de "Font". "Yazıtipi" olarak Türkçe'leştirilmiş (?). İyi güzel de, "Tip" ne kadar Türkçe?

4.) "Daha önce Türkçe'leştirilmiş olabilir. Örneğin Azerice'ye bakalım" diyenlere: Ne yazık ki, Azerice büyük ölçüde Rusça'dan etkilenmiş durumda. Yani, onlar da öz Türkçe'sini aramak yerine, Rusça'dan kelime almak gibi bir yola başvurmuşlar. Ayrıca, Farsça'dan da bizden daha çok etkilenmişler.

Amacım, daha çok siyasi bir konu olan "öz Türkçe mi, Uydurukça mı?" tartışmasını bu güzel ortama taşımak değil.
Sadece, dilimize güzel kavramlar kazandıralım derken, halktan kopuk, anlaşılmaz sistemlerin ortaya çıkmamasıdır.

Önerilerim şunlar:
Türkçe'leştirirken, önce kelimenin İngilizce'deki orijinal kelime karşılıklarına bakalım. Ancak, buna sıkı sıkıya bağlı kalmayalım. Türkçe'de, halk arasında, günlük hayatta karşılaştığımız/kullandığımız kavramlarla karşılamaya çalışalım.

Böylece, Bilgisayar Mühendisliği'nde görevli öğretim üyesi Prof. Dr. ile sıradan bir kullanıcının bir kelimeyi/kavramı ilk kullandıklarında aynı şeylerden bahsetmiş/kasdetmiş olmalarını sağlayabiliriz.
Aynı şeyleri farklı karşılıklarla ya da farklı şeyleri aynı karşılıklarla çağrıştırmaya çalışmalarını ancak bu şekilde engelleyebiliriz.

Yoksa ne olur?
Halk, (yanlış da olsa) kendi terminolojisini geliştirir.
Örnek?
Endüstri Meslek Lisesi ya da Mühendislik Fakültesi mezunu olup otomotiv sanayiinde ya da araba tamirhanelerinde çalışanlara sorun.
Hemen her kavramın bir "teknik" bir de (ustalar tarafından) "bilinen/kullanılan" karşılığı vardır.
Daha garibi de şudur:
Ustalar, teknik karşılığını bilirler ama kullanılmazlar.
Teknik elemanlar ise, sadece teknik karşılığını bilirler, ustaların dilinden anlamazlar.


New Message Reply About this list Date view Thread view Subject view Author view

---------

Bu arsiv hypermail 2b29 tarafindan uretilmistir.