![]()
From: Deniz Akkus Kanca (deniz@arayan.com)
Date: Wed 14 May 2003 - 19:11:18 EEST
Doruk Fisek wrote:
> Merhaba,
>
> Wed, 14 May 2003 07:32:39 +0300 tarihinde Deniz Akkus Kanca
> <deniz@arayan.com> soyle yazdi:
>
> DAK> 1. Ahlaklı buluyorum. Para kazanan/kazanma hedefi olan bir şirket ile
> DAK> ahlaklı bir Linux oyuncusu olmayı bağdaştırabilen çok yok. Araçları
> DAK> GPL, eklemeleri GPL, iso'ları GPL. Linux toplumunun bir üyesi
> DAK> olabilmeyi başarıyorlar.
> Ahlakliligini ben farkli bir yonden sorgulamak istiyorum.
OK, fakat ilk önce bu yönden örneğin Suse'ye nazaran daha eli açık bir
oyuncu olduklarını söyleyebilir miyiz? Mandrake'nin politikalarını
bilmiyorum. Drake araçları GPL idi sanırım.
İlk önce bence burada kendilerini bir çizgiye oturtmak gerekli. Bence:
1. Genel kod havuzuna GPL katkıda bulunmak: Kernel, vb : +1
2. Kendi araçlarını GPL olarak açmak: redhat_config meseleleri: +1
3. ISO'larını bedava dağıtmak: +1
4. Dağıtımında GPL ve patent hususunda dikkatli davranmak (nvidia, mp3
vb'nin RH içinde yer almamasının sebebi de bu: +1
5. Güncellemek için özel bir kodu tek alternatif haline getirmemek: +1
6. Binary ve kaynak kod paketlerini bedava dağıtmak: +1
Burada Suse, 2, 3, 4. maddelerde geri kalıyor. Dediğim gibi, Mandrake
hakkında çok şey bilmiyorum.
Ondan sonra RH'in bazı paketleri değiştirmek politikasına bakalım:
1. Yapılan GPL'e aykırı mı? Hayır.
2. İsim değiştirilse daha fazla şikayet olur mu? K yerine Kırmızı Şapka
ikonu yüzünden bu kadar ses geldiğine göre bence XMMS yerine YMMS veya
RHXMMS deseler daha fazla şikayet olur.
Şikayete yol açmayacak olan tek şey, paketi hiç değiştirmeksizin
sunmaktır. O zaman da iki problem yaşarsınız: Birincisi tutarlı bir
bütün oluşturmak için bazen çeşitli yamaları uygulamak gerekebilir.
İkincisi de, gerek bir ürün farklılaştırması yapmak, gerekse "yiğidin
yoğurt yiyişi" bakımından bazı değişiklikler yapmak istersiniz.
Yani aldığınızı hiç değiştirmeksizin sunduğunuz bir sistemde
müşterileriniz hem ne satın aldıklarını sorgularlar, hem de
çalışmayan/birbiri ile uyumlu olmayan şeyler sunma ihtimaliniz artar.
Listelerde PHP/Apache/perl meselesini görüyorum. Mesele, hatırladığım
kadarı ile SSL ayarlarının kutudan çıktığı zaman ayar gerektiriyor
olmasından kaynaklanıyor idi. Nuh-u Nebi zamanında, RH apache'yi dümdüz
paketler iken yaşadığımı hatırlıyorum, perl'lı, ssl'li, php'li, mysql'li
vb bir apache kurmak cidden ufak çaplı bir uzmanlık işi idi. Mesele
gelmiş, bir ayar dosyasının default olarak tam gerektiği gibi
ayarlanmamış olmasına indirgenmiş. Bu mübareği alıp, bir web
sunucusundan beklenen seksen uzantıyı kapsar halde paketlemek bir katma
değer, ve bir değişiklik. Ben, birisinin benim yerime bu işi yapmasını
tercih ederim. Bir iki defa yaptım, gerekirse yapabileceğimi biliyorum,
artık benim için zevkli değil, vakit kaybından ibaret.
Bu spesifik örneği özellikle verdim, çünkü sanırım hemen hemen bütün
dağıtımlar benzer bir süreç yaşadı ve apache'yi artık dümdüz
paketlemiyorlar. Apache HTTPD'yi yazan, PHP'yi, mod_perl'i, mod_cgi'yı,
mod_ssl'i geliştiren kişilerin buna bir tepki verdiklerini duymadım.
KDE'yi bu şekilde yeniden paketleyen bir tek RH. Buna tepki duyanlar
mevcut. Benim açımdan bunun ile apache'nin yeniden paketlenmesinin
farkı, KDE'nin son kullanıcı tarafından daha fazla görülüyor olması.
Benim yapmış olduğum tercihler de konqueror yerine mozilla, koffice
yerine OpenOffice doğrultusunda olduğundan dolayı benim hoşuma gitti.
Üzerimden bir ayar yükü daha kalktı.
> gelen KDE, KDE gelistiricilerinin yaptigi degi. Gelen XMMS'te mp3 destegi
> yok. MPlayer
Patent problemi. Bence büyük dağıtımlardan birisinin bu şekilde bir
tavır alması, tıpkı KDE'ye FSF'in bir zamanlar savaş açması gibi. Evet,
kanlı oldu, ama QT'de GPL oldu. Ara yerde problem yaşadık, fakat
topluluk olarak kazandık.
>Muhtemelen bash'te yaptiklari bir yama nedeniyle
> sistemin cokmesini yakin zamanda listelerde konustuk.
Yiğidi öldürüp hakkını verelim. O problem salt RH dağıtımlarında yok
idi, liste arşivlerinden bakabilirsiniz.
> Bozuk ve calismayan
> paketlere hic girmemek lazim.
Girelim? Bu bozuk ve çalışmayan paketleri bir ben mi görmüyorum bilmem.
Neye elimi attı isem çalışıyor -- en azından benim kullandığım şeyler.
> Bu yazilimlari insanlara "Xmms, KDE, MPlayer, vb" isimleri ile
> dagitiyorlar. Ondan sonra insanlar ortalikta dolasmaya basliyorlar,
> "Yav XMMS ne ise yariyor ki, mp3 calamiyor; muzik cd'lerini ben elle de
> calarim zaten" ya da "ben mplayer da denedim calmiyor elimdeki
> video'yu", "bu Linux'ta multimedya cok kotu", "KDE'nin de GNOME'dan pek
> farki yok ki", ....
Dağıtımların bir "focus"u da var. Ben, bir şirkette kullandıracağım
makina üzerinde mp3 vs. olmasını arzu etmem zaten. Disklerini mp3 ile
doldurup şirket hatlarını korsan mp3 indirmekle meşgul edeceklerine
işlerini yapsınlar :-). Dağıtımdan çıkmaması benim için ekstra bir
güvence olur. Bütün oyun, multimedya, mp3 vb gibi oyuncakların bu
kapsamda RH'nin zaten ana odağının dışında olduğunu kabul etmek gerekir.
KDE'nin GNOME'dan farkını gidermek için de desktop.org bünyesinde
standardizasyon çalışmaları yapıyor iki ekip. Ve bu iki masaüstü
platformu, kullanıcının istediği şekle girebilmesi ile övünüyor.
Bluecurve'ü geri alabilmek son derece kolay. Onu yapamayan kullanıcının
ise, KDE/GNOME farklarına kafasını takmadan önce öğreneceği epey şey
olsa gerek.
Halbuki, yine bunu bir şirkette bir sekreterin önüne koymakta kazanılan
zamanı düşünün. Zaten kutudan çıktığı hali ile koyamayacaksınız.
KDE/GNOME arasında bir tercih yap dendiği zaman boş boş bakacak.
Menülerde seksen tane alternatif olması dezavantaj, avantaj değil.
> sadece Amerikanca'da test ettikleri anlamsiz bir utf yamasindan
> kaynaklaniyor buyuk olasilikla. "Xpdf diger PDF okuyan programlarin
> actiklarini okuyamiyor" damgasi ne kadar adil?
UTF'de şu anda sınırı zorluyorlar. Sağda solda UTF desteği, RH 8.0 ile
birlikte ciddi bir artış gösterdi. Bu, uzun vadede Türkçe desteği için
neredeyse tek çıkış yolu. Öbür türlü kodlar ağırlıklı olarak iso8859-1'i
halledip yola çıkıyorlar, ve biz iso8859-9 desteğini
sağlayacak/sağlatacak kullanıcı kitlesine sahip değiliz. Hep
"afterthought" olmaya mahkumuz. UTF, bu bakımdan bize 1. sınıf vatandaş
olma hakkını/imkanını tanıyan bir yol. KDE'yi tenzih ederim, fakat Gnome
1'de kimi uygulamalarda Türkçe desteği sağlamak bu yüzden mümkün değil
idi. Yine, nroff'un iso8859-1 desteklemesi yüzünden hiç bir man
sayfasını doğru dürüst Türkçe'ye çeviremeyeceğimizi biliyor olmalısınız.
Çıkış yolu UTF. RH bu noktada sınırı zorladı. Fakat nroff yazılımı RH'te
bozulanları düzeltmek için doğru dürüst UTF desteklediği zaman, biz de
"bedavadan" Türkçe man sayfası üretebilir hale geliyoruz.
> Ya kendisini yazilimi gelistirenlerden daha akilli addediyor, ya da
> Amerikan yasalarina uymak adina yazilimlarin icerigini degistirip (ismini
> ayni tutarak), yazilim gelistiricilerine ciddi saygisizlikta bulunuyor.
Amerikan yasalarının bu konuda bir yaptırımı yok. Yazılımın adını
değiştirmek ciddi bir saygısızlık olarak addedilir idi. Yazılıma hiç
dokunmamak ise, bence yaşamak isteyen bir dağıtımın yapabileceği bir şey
değil.
> Sizce bu ne kadar ahlakli?
Ben burada pek ahlaksızlık görmüyorum. Sistem açılışına dağıtımının
resmini koymaktan başlayarak pek çok alışılagelmiş değişikliğe kimsenin
ses çıkardığı yok. Masaüstüne bu tarz değişiklikler taşınınca (ki
mantığına neden katıldığımı yukarıda izah etmeye çalıştım) birden RH'e
saldırıldı. Bunu haksız buluyorum. Üstelik de, RH'in yerinde olsam,
benzer tercihlerde bulunmak zorunda olurdum diye düşünüyorum.
Tabii yazıyı yazarken standart "disclaimer" koyma gereğini hissettim :-)
: RedHat Inc. ile uzaktan yakından bir organik bağım yoktur, kendileri
ile ticari veya mesleki bir ilişki içerisinde değilim, bağlantım
dağıtımlarını kullanıyor olmamdan ibarettir. :-)
Esen kalın,
Deniz
![]()