![]()
From: SkyMind (skymind@latonnere.com)
Date: Tue 07 Dec 2004 - 16:18:24 EET
Bir arkadasim bana bir mail forwardlamisti bu konu ile ilgili aynen asagiya
yapistiriyorum. Tek parca yollamistim liste kabul etmedi ikiye boluyorum.
[harezmi@yahoogroups.com, yazar: MEHMET SINAN ESGIN]
Programcılıkta sabahlamanın verdiği huzur ve tatmin çok meşhur. Programcılar
sabaha kadar çalışma konusunda herkesi şaşırtan derecede istekli ve
beceriklidir. Bu gece çalışması boyunca beyin bir "akış" yakalayarak
saatlerin su gibi geçtiği bir çalışma ortamı oluşur. Bu çalışma sırasında
beyin en derin konsantrasyon düzeylerine erişir ve genellikle zor programlar
bu kesintisiz, onlarca saat süren çalışmalarda ortaya çıkar. Beyin bu stilde
çalışırken kişilerin mutlu oldukları, mutluluk düzeylerinin arttığı bilimsel
çalışmalarla gözlemlenmiştir. Bu çalışmalar eski Chicago Üniversitesi
Psikoloji Bölüm Başkanı Mihaly Csikszentmihalyi tarafından yapılmıştır.
Çalışmalarda çeşitli disiplinlerden yüzlerce kişinin günlük uğraşları
incelenmiş ve bu sırada "mutluluk" düzeyleri gözlemlenmiştir. Bu
çalışmaların programcılar tarafındaki bulguları ise ilginçtir. Her ne kadar
programcılık bir bilim dalı (Computer Science), bir mühendislik (Software
Engineering) olarak düşünülse de programcıların beyninin sanatçıların
çalışma stiline sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Programcılık sırasında beyin
bir "akış" moduna geçmekte, etraftan ilişkisini kesmekte ve bir probleme
günlerce konstantre olabilmektedir.
Başarılı programcıların çoğu konsantrasyon yetenekleri ile çevrelerini
şaşırtır. Saatlerce sıkılmadan bir ekran başında vakit harcayabilirler. Bu
saatler bir çok kez günlere kadar uzayabilir. Yaşamsal faaliyetler dışında
hemen hemen her şeyden izolasyon gereklidir.
Microsoft'ta Office yazılım geliştirme ekibinden bir programcının kendini
odasına kilitleyip "bitmeden çıkmayacağım" demesi, Bill Gates'e bile kapıyı
açmaması meşhurdur. Bu olay daha sonra Douglas Coupland'ın Microserfs (1996)
kitabına konu olmuştur.
Bu sırada kendini odaya kilitleyen programcının arkadaşlarının süper
marketten gidip yassı yiyecekler alması ve kapının altından odaya atmaları,
programcılar arasındaki dayanışmanın güzel ve sevimli bir örneği.
Bu çalışma sırasında programcı en derin düşüne moduna geçer ve etraftan
kendini izole etmeye çalışır. Bir çok programcı bu amaçla müziği kullanır.
Ancak müziğin programcılık sırasında beyne olan etkileri üzerine yapılan
çalışmaların bulguları şaşırtıcıdır. Kreatif programlama ile müzik dinleme
sırasında kullanılan beyin bölgesi aynıdır. Beyin bir müziğe konsantre
olmuşken çok derin programcılık yapılamıyor. Ya da yeteri kadar iyi
yapılamıyor. Programcının müziği kapatınca etraftaki gürültünün etkisi ile
müziği dinlediğinde beynin gerekli bölgesinin meşgul edilmesi arasında bir
tercih yapması gerekir. Tahminen bu nedenle izolasyon amaçlı müzik
kullanımında elektronik müziğin, hard rock, alternatif rock ve heavy metal
gibi müzik türlerinin daha fazla tercih edildiği görülür. Müzik, beyin ve
programcılar üzerinde çalışmalar halen sürüyor, bu derin konu araştırılmaya
devam ediyor. Şu anki bulgular, kritik kodların geliştirilmesi ve müzik
dinleme sırasında kullanılan beyin bölgelerinin aynı olduğunu gösteriyor.
Monoton kodlama (maintenance) diyebileceğimiz program geliştirme kısmı ise
beynin başka bir bölümünde gerçekleşir. Bu tür kodların geliştirilmesi
sırasında müziğin programlamaya herhangi bir negatif etkisi görülmemiştir.
On Tue, 2004-12-07 at 12:22 +0000, baris kafa wrote:
> coding yada diğer alanlarda verimlilik ölçütleriniz
> neler, değerlendirme yapıyorsunuz, yada bununla ilgili kaynak
> gösterebilirmisinz?
Bu bir araştırma mıdır? Eğer öyle ise gerçekten ilginç bir konu,
sonuçlarını bilmek isterdim :)
Bu konuda da bir yanıt düşüneceğim,
İyi eğlenceler,
-- Enver ALTIN | http://skyblue.gen.tr/ Software developer @ Parkyeri | http://www.parkyeri.com/_______________________________________________ Linux-sohbet mailing list Linux-sohbet@liste.linux.org.tr http://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-sohbet
![]()